"Sevgi neden biter? Evlilik ve ilişkide başarı, mutluluk nelere bağlıdır?"


​2015 Ekim ayında yaptığım bir çeviri. Çeviride en çok zorlandığım kısım ingilizce kelime olan “love” kelimesinin türkçedeki tam karşılığı bulmak oldu. Love “aşk” anlamına gelebileceği gibi, “sevgi” anlamına da geliyordu. Seçim yapmak için geçmişte yaşadığım kendi aşk ve sevgi deneyimlerime başvurdum. Ve gördüm ki aşkla başlayıp sevgiye dönüşmeyen her ilişkim bitmiş. Bu durumda aşk yerine sevginin daha geniş, daha evrensel ve herşeye karşı oluşabilcek bir duygu olduğuna kanaat getirerek “Love=Sevgi” dedim. Ama ayrıca Depak’ın yazısını bireysel sevgi açısından çok doğru bulsam da iki kişi arasında oluşan sevgi kavramının ötesindeki sevgiyi tanımlamada “sevgiyi kurtar” diyerek geçiştirip biraz tembellik yaptığını düşünüyorum. Belki de bilinçli yaptı bunu bilemem. Ama beni iteleyen dayanılmaz bir dürtü ile bu yazının devamını yazma ihtiyacı doğuyor içimde. Yani ego ötesi alandaki bu yeni sevgiyi biraz daha açmak lazım. Pek yakında ikinci kısmı bu kez benim yazımdan okursanız şaşırmayın. Umarım okurken yeni farkındalıklar yaratır.

"Sevgi neden biter? Evlilik ve ilişkide başarı, mutluluk nelere bağlıdır?

Yanıt: Erkek ve kadın arasındaki farklar hep konuşulsa da, her iki cinsiyetin de ilişki düzeyinde tek yapması gereken şey “Sevgiyi kurtarmak”tır.

İlişkiler sevgi beslendiği sürece mutlu yürür, ama sevgi tehdit altına girdiği anda dörtbir taraftan yıpranmaya başlar ve en sonunda sevgi bitince ilişki de biter. Peki sevginin yok olmasının nedeni nedir?

Buna pek çok yanıt verilmiştir--bıkkınlık, rutin, yıkımlar, hayat şartları, işe odaklı yaşamak, arayış içinde olan libido, güven eksikliği vs. Bu kadar uzun bir listeyle uğraşmak yerine, belki de daha basit bir yol vardır. Belki de bu yol sevgiyi her gün kurtarmak, kendini sevginin olduğu yere geri getirip problemlerin büyüyerek sevgiyi tehdit altına almasına da şans vermemek olabilir.

Tabi ki sevgiyi kurtarabilmek için önce ne olduğunu anlamak gerekir. Sevgi şevkat gerektirir doğru ama başka şeyler de vardır işin içinde. Sevgi cinsel arzu, hassasiyet, merhamet, başkalarını düşünme ve ortak noktaların varlığı gibi unsurlarla da ilişkilendirilir. Bunları göz önüne alarak pek çok çift sevgiyi davranış biçimi ve duygular olarak algılar. Fakat tüm bunların hepsi aslında sadece sevginin sonuçları/etkileridir, kendisi değildir. Unutmayın bir sonucu asla bir nedene dönüştüremezsiniz. Örneğin, eğer sevdiğinizin sizi başka birisiyle aldattığını öğrendiyseniz, artık onu sevmemek için bir nedeniniz vardır. Ona karşı kötü davranmak yerine anlayışlı olmanız bile sevgiyi yeniden canlandırmaz. Çünkü “tek bir kişi ile birlikte olma yeterliliği” önce sevginin göstergesi olan bir sonuç iken zamanla sevginin kendisi olduğu zannı ile bir nedene dönüşmüştür. Eğer sevginin sonuçlarının değil asıl kendisinin bir “neden” olduğunu keşferderseniz, işte o zaman sevgiyi her gün kurtarabilirsiniz.

Sevgi bir neden olarak bireyin ötesine geçer. Transpersoneldir veya sipirütüel liderlerin söylediği gibi “aşkındır” (Orjinal yazıda Transcendent kullanmış Deepak. Türkçe karşılığı “üstün” veya “insan aklını aşan”. Ama dilimizin sipiritüel lugatında yer alan “aşkın” kelimesini daha uygun buldum. İçindeki “aşmak” kökü yanında “aşk” çekimine de dikkat edelim lütfen. Derin derin düşündürüyor değil mi? En eski dillerden birini konuşuyoruz olmamız tabi ki raslantı değil). Ve asla gizemcilik demek değildir. Aşkın demek, birşeyin ötesine geçmek aşmak demektir. Bu durumda, sevginin egonun ötesine dokunan kısmını deneyimlemek gerekir. Sevgide ego hep görev başındadır. Eğer sevgi “Ben bunu istiyorum”a dönüşürse, ilişki iki kişinin arasındaki bencil bir pazarlığa dönüşür. Elbetteki ilişkinin günlük detayları hakkında konuşmak gayet normaldir-- bulaşıkları kim yıkar, ne zaman ve nasıl sevişilir vs.--ama sevgi aslında pazarlık değildir, hele yatakta olan o şey hiç değildir.

Bu durumda egonun ötesindeki yer alan bu tür bir sevgi anlayışının yeni türden de kendine ait yeni prensipleri olmak zorundadır. Sevgi alıp verdiğin birşey değildir. Müşterektir. İki insan arasındaki bir “alan”da gerçekleşir. İlişkilerde derin anlamda mutlu olmanın tek yolu bu alanı her kaybettiğinde yeniden bulmaktır. Ancak bu halde sevgi şevkat ve iyi birşey olmanın ötesine geçer. Sevginin bulunduğu bu yeri bir kere farkedersen sevgi eylemlerinin tümü doğal olarak bir çicek gibi açar. Söylemeye gerek yok ama “farkında olmak” bir süreçtir ve herşeyde olduğu gibi sevgi için de geçerlidir.

Eğer sevgiyi her gün kurtarırsan, kendini sevginin olduğu alana geri çekersen, problemler büyüme şansı bulamaz.

İlişkilerinizin nasıl geliştiğini şöyle bir düşünün. Bizimle aynı görüşü paylaşan birisiyle önce iyi anlaşırız. Aramızda çok özel bir bağ hissederiz; kendimizi onun yanında onaylanmış ve değerli hissederiz. Derken birden sihir bozulur. Diğer kişinin bizimkinden farklı ve onaylamadığımız pek çok fikir ve inançları olan birine dönüşüverdiğini görürüz. İşte tam bu noktada, doğru ve yanlış arasındaki savaş başlayıp mutsuzluğa giden yolun önü açılır.

Aramızda çok özel olduğunu düşündüğünüz bir bağın olduğu inancı ise bu anlaşmazlıkları çok daha acı hale dönüştürür. Duygularımızın alt boyutlarında da kendimizi terkedilmiş hissederiz. “Sonunda” deyip aşık olduğumuz, gönülden sevdiğimiz birisiyle bir olmanın o güzel hali artık dağılmaya başladığına şahit oluruz. İşte tam da bu noktada sevgi artık tehlike altına girmiştir. İlerleyen zamanda her iki insan da egonun geri dönüşünü hisseder, ve deriz ki “Ben haklıyım. Sadece ve sadece benim yaptığım doğru. Eğer beni gerçekten seviyorsan, bana uyarsın”

Haklı olma gereksinimi yok olmaya başlayınca, şikayet etmeyi ve kini bırakırız ki hepsi aslında başkasının yanlış yaptığı inancının yan etkileridir. Bu durumda yapılacak şey sevginin ego versiyonu ile zaman kaybetmek yerine, aslının bulunduğu o yere geri dönmektir. Kendini öfke, kin ve kurban duygusundan kurtarmanın tek yolu ise ego arkasındaki bu yerde mevcuttur.

Bu yeri ise ancak kendini kim olduğunu anlamanın yoluna adadığın anda bulursun. Çünkü egoyu arkada bırakmak demek, kendinin gerçekte kim olduğunun hakikatini bulmak için çıktığın içsel arayış yolculuğuna çıkmak demekle aynı anlama gelir.

Aşkın ego versiyonu ile zaman kaybedeceğine, sevginin merkezine geri gel. Öfke, kin ve kurbanlık duygusundan kurtuluş ancak ego’nun ötesindeki bu yerde mevcuttur.

Eğer iki insan bu arayış içinde olursa sevginin asla ellerinden alınamayacağı bir türden yolculuğa başlarlar. Ego ve tutkulardan daha parlak olan bu yeni hedefin ışığında erkek ve kadın arasındaki fark da git gide solar. Her bir gün, hem kurtarma hem de teslim olma eylemi haline dönüşür. Bu teslimiyet asla yenilgi duygusunu getirecek olan bir başkasının egosuna teslim olmak değildir, tam tersine her iki tarafın da çok daha ileri ve üst düzeydeki amaçlarına hizmet eden bir teslimiyettir. Sevgiye teslimiyettir.

Egonun yolunda yürümek elbetteki çok daha kolay ve aynı zamanda da çok tanıdıktır. Ama bilirim ki, her gün ilişkilerine aşağıdaki türden soruları soranlar varsa, işte o insanlar egonun değil sevginin yolunda yürüyorlardır.

  • Hangi seçim daha sevgi dolu?

  • Aramıza barışı ne getirir?

  • Ne kadar uyanığım (Olup bitenin farkındayım)?

  • Ne tür bir enerji yaratıyorum?

  • Yaptıklarım güven mi yoksa güvensizlik mi üzerine kurgulu?

  • Karşımdakinin hissettiğini hissediyor muyum?

  • Karşılık beklemeden birşey verebiliyor muyum?

Bu soruların otomatik bir karşılıkları yoktur. Görevleri içsel olarak uyanmanızı sağlayarak, sizleri “ben” ve “sen” ötesi sürece uyarlamaktır. Eğer bu sürece aynı anda uyumlanırsanız, siz ve karşınızdaki imkansız gibi görünen bir şeyi başarmış olursunuz: Mutluluk hem kendinize hem de birlikteliğinize yeter hale gelir."


Deepak Chopra, Yeni İnsanlık İttifakı Başkanı

Çeviri, Şükrü Terzi

Orjinal yazı linki :

https://goop.com/work/relationships/what-causes-love-to-go-away/

Lütfen paylaşmak veya yorum yapmaktan çekinmeyin. Sevgiler.

Şükrü Terzi

Richard Bandler Sertifikalı NLP Uzmanı

www.sukruterzi.com

İstanbul, İzmir, Bodrum

İlgili NLP çalışmalarım için tıklayın:

İletişim Sihirbazı

Yedi Günde Yeni İnsan

Bilinçaltı Temizliği

Featured Posts
Recent Posts
Archive
Search By Tags
Follow Us
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Instagram Social Icon
  • Google+ Basic Square

© 2016 Bu sitedeki tüm içerik ve bilgiler Şükrü Terzi'ye aittir, izinsiz kullanılamaz.

  • Facebook Black Round
  • Instagram Black Round